Tuesday, April 1, 2014

Bir demokrasi, iki demokrasi, üç...


Sene 1994,
İtalya’da genel seçime bir kaç ay kala,
Silvio Berlusconi sağ partisi olan ‘Forza İtalya’ da  parti başkanlığına getiriliyor. 
Gelişi bir olay oluyor önce,kendisi gibi bir medya patronunun ülke yönetemeyeceği tartışılıyor. 
Yönetiyor…
Bir ülkeyi çokta güzel yürütüyor, 
2001’de yeniden başbakanlığa gelerek yürütmeye devam ediyor.
Öyle yürütüyor ki 2005’te Forbes dergisi Berlusconi’nin mal varlığının neredeyse iki katına çıktığını ve 12 milyar doları aştığını öne sürüyor.
Ve Berlusconi 2006’da seçimleri kaybediyor.  
İtalya’nın en uzun liderliğini yapmış hükümet, başbakan, devlet figürü düşüyor.
Egosu yediremiyor Berlusconi’ye bu düşüşü,
Ne kadar yara alsa da bir daha kalkıyor, kalkıyor ve
‘’Özgür Halk Partisi’’  ile katılıyor seçimlere.
2008’de ‘’Bu solcuların, solcu olmaktan ne anladığını anlamıyorum’’ diyor Berlusconi.
Ve İtalya genelinde yüzde kırk yedi civarlarında oy alarak başbakanlık koltuğuna tekrardan oturuyor.
Malum, dünya’nın en güçlü insanlarından biri tarafından yönetiliyor İtalya.
İtalya’n halkı, ustayla gurur duyuyor. 
İtalya’n halkı sağcılığından gurur duyuyor.
İtalya’n halkı ekonomilerinden gurur duyuyor.
İtalya’n halkı özgürlüğünden gurur duyuyor.
İtalya’n halkı televizyonlardan ‘kedi’ belgeselleri izliyor…

Lakin bir gün Cumhuriyet Senatosu bir yasa tanıtımı yapıyor, diyorki Berlusconi'ye ;
 ’Senin param, benim paramdır . Kemerimizi sıkacağız ! ‘
Ancak ülkenin başbakan’ı bir soluklanıyor, düşünüyor. 
Gününü gün ediyor düşünürken.
Ve sonunda parasının kıymetini bilerek istifa ediyor Berlusconi.  

Şimdi bakıyorsunuz, o düşünürken, düşerken, kalkarken ki asilliğiyle Berlusconi, 
başbakanlık döneminde yaptığı yolsuzluk ve gücünü kötüye kullanma davalarıyla cebelleşiyor. 
Şimdiden 7 yıl hapis ve ömür boyu siyasetten men cezası almış olan bu liderin birçok davası devam etmekte. 

Ah demokrasiyi araçlaştıran bu liderler diyorum içimden, despotik ülkelerin demokrasi tiyatrolarında başroldeki liderler..
‘’Başbakan olarak söylediğimi yaptıramıyorum, bu demokrasi değildir! ‘’ diyen Berlusconi ve 
’Batının özlediği demokrasi bizde var ! ’’ diyen Tayyip Erdoğan.

Doğruda söylüyor aslında Erdoğan, bende batılı bir Berlusconi olsam bende özlerdim böyle demokrasiyi! 

Sende demokrasi tutkunusun ya sayın başbakan;
İstikrar yasası denmesine kalmaz, gün ışığında gözden kaybolan yarasalardan hızlı tüyersin;
Kıtalar arkası PENSİLVANYA’da ki inine.


Sonrada sesler yankılanır işte, ‘’inine gireceğiz’’ diye, inine..

No comments:

Post a Comment