Wednesday, October 23, 2013

Hayal-et

  Kendimize yaşayan ölüler derdik zamanında, onlar hayaletti; biz ise yaşayan ölüler.
Nefesleri tükenene kadar her duygunun dibine yüzenler.
Hissedemeden ölen, hissettikçe dirilenler.
Tabiri caizse Azrail ile dalga geçenler.
   Onlar ise hayaletti sadece. Çocukluğumuz boyu korktuğumuz, büyüdükçe korkuttuğumuz ‘’hayaletler’’…
Ne yazıktı ki ne zaman ölsek, onlardan biri öldürürdü bizi.
Onların hissedemediklerine yüzerken yitirirdik nefeslerimizi.
Ve ne zaman olur da açarsak gözlerimizi, onlardan biri olmuşçasına korkardık kendimizden.
Bu yüzden ‘’hayal-et’’ derdik kendimize, her dirildiğimizde.
Bir daha ölene kadar hayal et!

Hayal etmezsen, ölemezsin…

Thursday, October 10, 2013

Yalnızlık Közleri

Özgürlüğe susamış bir adamın hayalleridir okyanus,
Ve zaaflarıdır o okyanusu kurutan.
Boğulan gün be gün,
                  Ve kıyılara uzanan…
Yağmur olup yağan umutlarıdır adamın,
Yaklaşan yıllara,
                  Yavaş yavaş aklaşan…
Tane tane savrulan yalnızlığıdır rüzgara,
Gün olup doğan umutları,
Gece olup batan sabrıdır!

Ezgilere dem tutar sessizliği,
                  Ve susar adam zaaflarına!
Günün sonunda hayalleri ıslanır da;
Yanar adam

                  Yanar yalnızlığına!